Psikologlar Seanslarda Ne Sorar? İlk Seans Nasıl Geçer?
İlk kez psikoloğa gidecek olmanın heyecanı ve endişesi birçok insanın terapiye başlamasını engelliyor. 1001terapist.com platformunun kurucusu ve Uzman Klinik Psikolog Emre Gökçeoğlu, danışanların en çok “İlk seansta ne konuşacağız?”, “Ne tür sorular soracak?” endişesi taşıdığını belirtiyor. “İnsanlar bilinmeze adım atmaktan korkuyorlar. Oysa ilk seans aslında bir tanışma ve güven oluşturma süreci” diyen Gökçeoğlu, ilk seansın nasıl geçtiğini ve psikologların ne tür sorular sorduğunu anlattı.
Gökçeoğlu’na göre, ilk seansın amacı problemin çözülmesinden çok anlaşılması. “İlk günden sorunları çözeceğinizi beklememelisiniz. O seans, terapistle tanışma, hikâyenizi anlatma ve size uygun bir tedavi planı oluşturma aşamasıdır.”
Bu Yazımızda Neler Var :
İlk seans öncesi hazırlık

İlk seansa gelirken özel bir hazırlık gerekip gerekmediği sorusuna Gökçeoğlu şöyle cevap veriyor: “Özel bir hazırlık şart değil ama bazı şeyleri düşünmüş olmak işinizi kolaylaştırır. Neden terapiye geldiğinizi, ne gibi problemler yaşadığınızı ve terapiden ne beklediğinizi kafanızda netleştirin.” diyor.
Gökçeoğlu, bazı danışanların not tutarak geldiğini ve bunun faydalı olabileceğini belirtiyor. “Özellikle kaygısı yüksek olan danışanlar, ‘Ne söyleyeceğimi unuturum’ diye endişelenir. Not tutmak bu konuda yardımcı olabilir.”
Karşılama ve rahat hissettirme
İlk seansın karşılama ile başladığını anlatan Gökçeoğlu, “Önce kendinizi rahat hissetmenizi sağlamaya çalışıyoruz. Biraz sohbet ediyor, ortamı tanımanızı sağlıyoruz. Bu güven oluşturmak için kritik.” diyor.
Gökçeoğlu’na göre, terapötik ilişki tedavinin temelini oluşturuyor. “Eğer terapiste güven duymazsanız, kendinizi açamazsınız. İlk seansta bu güveni inşa etmeye çalışıyoruz. Yargılamadan, anlayışla dinliyoruz.”
Temel bilgilerin alınması
İlk sorulara geçen Gökçeoğlu, demografik bilgilerin sorulduğunu söylüyor. “Yaşınız, mesleğiniz, medeni durumunuz, kiminle yaşadığınız gibi temel bilgileri alıyoruz. Bu, sizin yaşam koşullarınızı anlamamız için gerekli.” diye açıklıyor.
Dedikodunun yayılma olasılığından dolayı küçük şehirlerin yanı sıra büyükşehirlerdeki örneğin Bursa klinik psikolog uzmanları da cevap vermek istemediğiniz sorular olduğunda bunu söylemenizin yeterli olduğunu ve hiçbir sorunun zorunlu olmadığını vurguluyor.
Şimdiki şikâyet
Asıl odaklanılan konunun şimdiki şikayet olduğunu belirten Gökçeoğlu, “Buraya gelmenize neden olan problem nedir?” sorusunun merkezde olduğunu söylüyor. “Anksiyete mi, depresyon mu, ilişki problemleri mi, travma mı? Neyle başa çıkamadığınızı anlamaya çalışıyoruz.”
Gökçeoğlu, bu kısmın danışanın kendi ifadeleriyle dinlendiğini vurguluyor. “Hikâyenizi kendi ağzınızdan duymak istiyoruz. Siz nasıl algılıyorsunuz, nasıl hissediyorsunuz? Bu çok önemli.”

Problemin başlangıcı ve süresi
Problemin ne zaman başladığını sorduklarını söyleyen Gökçeoğlu, “Birkaç hafta önce mi yoksa yıllardır mı böyle? Ani bir olay mı tetikledi yoksa yavaş yavaş mı gelişti? Bu bilgiler tanıyı koymada yardımcı oluyor.” diye açıklıyor.
Gökçeoğlu’na göre, problemin kronolojisi tedavi planını etkiliyor. “Akut bir kriz mi, kronik bir durum mu? Bunlara göre yaklaşımımız değişiyor.”
Tetikleyen faktörler
Hangi durumların problemi tetiklediğini sorduklarını belirten Gökçeoğlu, “Belirli durumlarda mı kötüleşiyor? Hangi ortamlarda daha çok zorlanıyorsunuz? Bu detaylar çok bilgi veriyor.” diyor.
Büyükşehirlerde görev yapan örneğin İstanbul, İzmir terapist uzmanlarına göre terapiyi tetikleyen faktörlerden, anksiyete yayın. Bu arada, tetikleyicileri anlamak tedavide önemli. Gökçeoğlu’na göre, “Örneğin sosyal ortamlarda kaygı artıyorsa, sosyal anksiyete olabilir. İşte stres yaşıyorsanız, tükenmişlik sendromundan bahsedebiliriz.”
Daha önce terapi aldınız mı?
Daha önce terapi aldınız mı sorusunu da sorduklarını söyleyen Gökçeoğlu, “Eğer geçmişte terapi aldıysanız, ne işe yaradı, ne yaramadı? Önceki deneyimlerinizden öğrenmek önemli.” diye açıklıyor.
Gökçeoğlu, bu sorunun yargılayıcı olmadığını vurguluyor. “Bazen danışanlar ‘Daha önce de gittim ama işe yaramadı’ diye utanırlar. Oysa bu çok değerli bilgi. Belki yöntem uymamıştır, belki zamanlama uygun değildir.”
Aile geçmişi
Aile öyküsünün de sorulduğunu belirten Gökçeoğlu, “Ailenizde ruhsal hastalık öyküsü var mı? Nasıl bir aile ortamında büyüdünüz? Annenizle ve babanızla ilişkiniz nasıldı?” gibi soruların geldiğini söylüyor.
Gökçeoğlu’na göre, çocukluk deneyimleri yetişkin psikolojisini derinden etkiliyor. “Bağlanma stilleri, savunma mekanizmaları, ilişki kalıpları hep çocukluğa dayanır. Bu yüzden geçmişinizi anlamamız gerekiyor.”
Travma geçmişi
Hassas bir konu olan travma geçmişinin de nazikçe sorulduğunu belirten Gökçeoğlu, “İstismar, ihmal, şiddet, kayıp gibi travmatik deneyimler yaşadınız mı diye soruyoruz. Ancak bunu çok dikkatli yapıyoruz.” diyor.
Gökçeoğlu, kimsenin ilk seansta travmayı detaylı anlatmak zorunda olmadığını vurguluyor:. Sadece genel bir fikir edinmek istiyoruz. Detaylar güven oluştukça, siz hazır olduğunuzda konuşulur.
Madde kullanımı ve sağlık durumu
Alkol, sigara veya madde kullanımı hakkında da sorulduğunu söyleyen Gökçeoğlu, “Bu sorular yargılamak için değil, durumunuzu bütüncül anlamak için. Madde kullanımı psikolojik semptomları etkileyebilir.” diye açıklıyor.
Fiziksel sağlık durumunun da önemli olduğunu belirtiyor. Gökçeoğlu’na göre, “Tiroid problemleri, hormonal değişiklikler veya kronik hastalıklar psikolojiyi etkiler. Bu yüzden sağlık geçmişinizi de soruyoruz.”
Destek sistemi
Sosyal destek ağınız hakkında da sorular geldiğini söyleyen Gökçeoğlu, “Kiminle yaşıyorsunuz? Güvendiğiniz, konuşabileceğiniz insanlar var mı? Sosyal destek çok önemli.” diyor.
Gökçeoğlu’na göre, yalnız yaşayan ve destek sistemi zayıf olan kişilerin terapi ihtiyacı daha acil. “İzolasyon psikolojik problemleri şiddetlendirir. Sosyal bağlarınızı anlamak tedavi planında önemli.”
Beklentiler ve hedefler
İlk seansın sonuna doğru beklentilerin konuşulduğunu söyleyen Gökçeoğlu, “Terapiden ne bekliyorsunuz? Kendinizi nasıl hissetmek istiyorsunuz? Hayatınızda ne değişmesini arzu ediyorsunuz?” sorularının geldiğini belirtiyor.
Gökçeoğlu, gerçekçi hedefler koymanın önemli olduğunu vurguluyor. “Bazen danışanlar ‘Hiç üzülmemek istiyorum’ gibi gerçekçi olmayan beklentilerle geliyorlar. O zaman birlikte ulaşılabilir hedefler belirliyoruz.”
Gizlilik ve çerçeve anlaşması
İlk seansta gizlilik kurallarının da açıklandığını söyleyen Gökçeoğlu, “Ne konuşursak konuşalım, burası mahrem. Kimseyle paylaşılmaz. Sadece istisnai durumları açıklıyoruz.” diyor.
Seans sıklığı, süre ve ücret gibi pratik konuların da netleştirildiğini belirtiyor. Gökçeoğlu’na göre, haftada kaç seans, her seans kaç dakika, ücret ne? Bunları baştan netleştirmek önemli.



Yorum gönder